BELEN’DE MEVLİD-İ NEBİ’DE GÖNÜLLERE DOKUNAN BULUŞMA
Belen İlçe Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle düzenlenen konferans, vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programda Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) örnek hayatı, güzel ahlakı, kulluk bilinci ve insanlığa bıraktığı eşsiz miras ele alındı.
Programın açış konuşmasını yapan Belen İlçe Müftüsü Mustafa Erdem, insanın hayatını istikamet üzere sürdürmesinin önemine dikkat çekti. Müftü Erdem, “Hud Suresi ve kardeşleri beni ihtiyarlattı.” (Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân, 56) hadis-i şerifine ve Peygamber Efendimizin, “Allah’a iman ettim de, sonra dosdoğru ol!” (Müslim, Îmân, 62) hadisine işaret ederek, imanın yalnızca dilde ifade edilen bir söz değil, hayatın bütününü kuşatan bir istikamet olduğunu vurguladı. Bu hususta Cenâb-ı Hakk’ın, “Şüphesiz, ‘Rabbimiz Allah’tır.’ deyip sonra dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara, ‘Korkmayın, üzülmeyin; size vadedilen cennetle sevinin!’ derler.” (Fussilet, 41/30) buyurduğunu hatırlatan Müftü Erdem, iman ile istikametin birbirinden ayrılmaz iki temel olduğunu ifade etti.
Müftü Erdem’in konuşmasının ardından Belen Kaymakamı Sayın Onur Şan vatandaşlara hitap etti. Kaymakam Şan, Mevlid-i Nebi Haftası’nın Peygamber Efendimizin (s.a.s.) güzel ahlakını ve örnek hayatını yeniden hatırlamak açısından önemli bir vesile olduğunu belirterek, birlik, beraberlik, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Programda Başkanlık Müftüsü Hamdi Kavillioğlu tarafından “Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” konulu konferans verildi.
Sayın Kavillioğlu, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) hayatından örneklerle güzel ahlakın; merhamet, adalet, doğruluk, kardeşlik, paylaşma ve fedakârlıkla hayat bulduğuna dikkat çekti.
Konuşmasında özellikle şu ayete işaret etti:
“Onlar bollukta da darlıkta da infak ederler; öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah, iyilik yapanları sever.”
(Âl-i İmrân, 3/134)
Ayrıca Peygamber Efendimizin (s.a.s.) güzel ahlakını anlatan şu hadis-i şerifler hatırlatıldı:
“Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”
(Muvatta’, Hüsnü’l-Hulk, 8; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, II, 381)
“Sizin en hayırlınız, ahlakı en güzel olanınızdır.”
(Buhârî, Menâkıb, 23; Edeb, 38; Müslim, Fedâil, 68)
“Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır.”
(Ebû Dâvûd, Sünnet, 15; Tirmizî, Radâ‘, 11)
“Merhamet etmeyene merhamet edilmez.”
(Buhârî, Edeb, 18; Müslim, Fedâil, 65)
“Bizi aldatan bizden değildir.”
(Müslim, Îmân, 164)
Kur’an-ı Kerim’in Peygamber Efendimiz hakkında, “Şüphesiz sen yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 68/4) buyurduğu hatırlatılarak, onun hayatının iman ile ahlakın nasıl bütünleştiğinin en güzel örneği olduğu ifade edildi.
Peygamber Efendimizi sevmenin, onun yolunu takip etmek ve sünnetini hayatımıza taşımakla mümkün olduğuna dikkat çekilerek şu ayet-i kerime hatırlatıldı:
“De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Âl-i İmrân, 3/31)
Bu ayet-i kerimenin, Allah sevgisinin Peygamber Efendimize ittiba ile hayat bulduğunu açıkça ortaya koyduğu vurgulandı.
Yine Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) insanlığa rahmet oluşunu şöyle bildiriyor:
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
(Enbiyâ, 21/107)
Bu rahmet anlayışının; insana değer vermek, gönül kazanmak, mazluma sahip çıkmak, affetmek, paylaşmak ve kimseyi incitmemekle hayata taşınabileceği vurgulandı.
Konferansın ana mesajı şu ifadelerle özetlendi:
“Peygamberimizi sevmek, yalnızca onu anmak değil; onun ahlakını hayatımıza taşımaktır.”
“Ahlak, insanın aynası; gönüldeki imanın hayattaki görünüşüdür.”
Program, Peygamber Efendimize getirilen salât ü selâmlar ve yapılan dualarla sona erdi.