T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Hatay Müftülüğü

28.05.2016

HABİB-İ NECCAR HAZRETLERİNİ ANMA ETKİNLİKLERİ BAŞLADI

Bu yıl 4.sü düzenlenen Habib-i Neccar’ı Anma Etkinlikleri kapsamında Antakya Kültür Merkezinde açılış programı düzenlendi. Programa Hatay Valisi Sayın Ercan TOPACA’nın yanı sıra Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü SAVAŞ, Vali Yardımcıları Mustafa UYSAL, H. Volkan KÖKSAL ve Bilal ÖLMEZ, İl Müftümüz Hamdi KAVİLLİOĞLU, ilçe kaymakamları, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hilmi KARSLI, belediye başkanları, kurum müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

 

Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açış konuşması yapan İl Müftümüz; “Bu sene Habib-i Neccar Etkinliklerinin 4.sünü idrak ediyoruz. Habib-i Neccar hazretleri, Hz. İsa’ya (a.s), onun havarilerine gönderdiği elçilerine, iman etmiş, onların müjdelediği ahir zamanda zuhur edecek Ahmed ismindeki ahir zaman peygamberine iman etmiş ve bu inancı uğrunda şehid edilmiş bir Allah dostudur. Kur’an’ın kalbi Yasin Suresidir, 20 ayet bu hadiseden söz etmektedir. Cenab-ı Hakk O’nu koşan adam olarak tarif ediyor. Habib-i Neccar Hz. deyince akla sadakat gelir, cömertlik gelir, elçilere iman gelir, davası uğrunda canının seve seve vermek gelir. Dolayısıyla bizler koşanlar mıyız, oturanlardan mıyız; yoksa Habib-i Neccar Hz. misali yerinde duramayıp hakkı, hakikati hep söyleyenlerden miyiz? Bizler memleketimizde yüzlerce yıldır yaşattığımız güzellikleri nesiller boyu yaşatmak için bu tür programları tertip ediyoruz. Antakya’nı içinde barındırdığı bu güzellikler, Habib-i Neccar’ın hoşgörüsü, Hz. Ömer döneminden bu yana devam etmekte olan bu birlik, beraberlik ve birlikte yaşama kültürü, inşallah kıyamete kadar da devam edecektir.” dedi.

 

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş ise konuşmasında; "Manevi şahsiyetinde Habib-i Neccar’ı anmak, onun felsefesini insanlarımız ile paylaşmak ve bunu sadece Hatay’a değil tüm Türkiye'ye yaymak adına bu etkinliği 4. kez yapıyoruz. Bizim insanımız tüm hak dinlere sahip çıktığı gibi onları şahsiyetine de sahip çıkmıştır." dedi.

 

Hatay Valisi Sayın Ercan TOPACA da konuşmasında; limizin manevi muhafızı Habib-i Neccar Hazretlerini anmak ve onun felsefesini anlamak üzere bir araya geldiklerini belirtti. Habib-i Neccar Hazretleri’nin hepimizin kalbinde ve ruhunda yeri olduğunun altını çizerek: “Fikirlerine, felsefesine, samimiyetine, cesaretine, ihlasına ve dürüstlüğüne bugün her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz Habibi-i Neccar’ın sadece kalbimizde olması yetmez. Aynı zamanda onun düsturlarını iyi anlamalı ve etrafımıza yaymalıyız. Çünkü o muhterem zat, o dönemde, yapılan bir haksızlığa korkmadan müdahale edebilmeyi, hayatı pahasına savunduğu değerleri korumayı göze almıştır. Nitekim bugün dünyaya ve topluma baktığımızda hakikaten hiçbir etki altında kalmadan, cesurca doğruları savunabilen, doğrunun peşini bırakmayan ne kadar da az kişi kaldığını görüyoruz. Bu noktada Habib-i Neccar Hazretleri gibi şahıslara ihtiyaç duyuyoruz.” dedi.

 

Günümüzde toplumumuzun doğruları söyleyecek, samimi, ihlaslı, dürüst önderlere ihtiyacı olduğunu belirten Sayın Ercan Topaca: “Bu ikazlar yapılmadığı zaman da dünya ve insanlık, pusulası olmayan bir gemi gibi bir o tarafa, bir bu tarafa savrulur. Öyle bir zamandayız ki; savaşlar, kavgalar, ölümler, birbirini katletmeler, ne için savaşıldığı belli olmayan birçok hadiseyle karşı karşıyayız. İşte bunların altında yatan sebep; insanların cehaleti, samimi ve dürüst insanların azlığıdır. Bugün, dünyanın Habib-i Neccar Hazretlerinin felsefesine, yaklaşımına daha çok ihtiyacı vardır. Hakkı söyleyip, hakkı tutup, hakkı destekleyecek bir anlayışa ihtiyaç var. Nitekim Habib-i Neccar Hazretleri de hakkı söylediği için şehit olmuştur. Biz birlik olup birbirimize güvenirsek bu şehirler, bizim barış içerisinde yaşadığımız ve çocuklarımızın da yaşayacağı bir kent olacaktır. Ne zaman ki birlik beraberliğimizi kaybeder, aramıza şehrin kapısını açacak hainleri sokarsak, bu birlikte yaşama kültürümüzü kaybederiz. Bu noktada Habib-i Neccar Hazretlerinin, Beyazid-i Bestami Hazretlerinin, Şeyh Ahmet Kuseyri Hazretlerinin inandığı değerleri çocuklarımıza, gençlerimize anlatmak gerekli düşünüyorum. Aramızdaki birliği, beraberliği, kardeşliği, Habib-i Neccar Hazretlerinin düsturuyla kuvvetlendirmek suretiyle geleceğe emin adımlarla yürüyeceğimize inanıyorum. Bu düşüncelerin anlatılması, gelecek nesillere aktarılması işinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bilimsel anlamda Habib-i Neccar Hazretleriyle ilgili daha derinlemesine bilimsel çalışmalar yapılması, o felsefenin kitap, araştırma, doktora tezi gibi hususlarda teşvik edilmesi gerektiğini düşünüyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

 

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hilmi KARSLI da konuşmasında; “İslam davetinin Hz. Peygamber’in (s.a.v) önderliğinde Hicaz Bölgesinde yayılmaya başladığını, Kur’an’ın insanlığın ufkunda adeta bir güneş gibi doğduğunu, İlk Müslümanların insanlığa tevhidi, adaleti, barışı, esenliği vahyin ışığında öğrettiğini, Ashab-ı Kiram’ın Kur’an’la ilişkisine baktığımızda Kur’an’ı anladığını ve yaşadığını, Ashab-ı Kiram’ın kalplerini ve gönüllerini Kur’an’la şekillendirdiğini ve İslam Medeniyetinin böyle doğduğunu ifade etti. Sonraki dönemlerde Müslümanların Kur’an’la ilişkilerinin değiştiğini, anlamaktan çok tilavetin ve kıraatın ön plana çıktığını belirtti. 1100’lü yıllarda yazılan bir tefsirde Yasin suresinin Habibi Neccar hazretleri ile irtibatlandırıldığını aktardı ve Yasin suresinin tefsirini yaptı. Habib-i Neccar hazretlerinin hayatını anlattı. “Gelen elçileri korumak için gösterdiği gayreti, çabası ve cesareti ile cesaretin timsali oldu. Canı pahasına doğruları söyledi ve ezilenlerin mazlumların yanında oldu. İmanın insana nasıl bir güç kazandırdığını gösterdi.” dedi.

 

Prof. Dr. İbrahim Hilmi KARSLI hocamız; “Değerlerin alt üst edildiği güçlünün haklı kabul edildiği bir dünyada Habib-i Neccar’ın gündeme getirdiği değerlere çok ihtiyacımız vardır. İman, sadece vicdani bir mesele değildir. İman, hayata yansır, toplumsal sorumluluk sergiler. Tıpkı Habib-i Neccar Hazretleri gibi. O isteseydi o gelen elçilerin çağrılarına uyar kenara çekilebilirdi. Hayatı pahasına hak ve adalete sahip çıkarak yaşadı.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.